Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ara...

Olur-olmaz, bilmiyorum ama bugün geride kalan çöpler olması gerektiği yere gidiyor, çöp kutusuna.Basketbol maçı izlemeyi severim ama her sevenin havaya girip bir şeyler karalamaması gerek belki de, oturup kitap okumak lazım biraz, yoksa yazmak kolay meşguliyet ama herkesin yazdığı bu yüzden bir değil işte.1000 kişi yazar 1 kişi adam gibi yazar, ben geride kalan sıradanlardanım işte, geride kalan yazılarım da sıradan yazılar olarak çöplükteki yerini alacak bu saatten sonra.

Dönüşü nasıl olur bilmem, belki de olmaz, beğenip bir yazımı 3 ay sonra blog'a yerleştirebilirim belki ama uğraşıp didinip sonunda basketbol izlemeyi seven sıradan bir genç olarak da kalabilirim, yazmak ayrı bir kabiliyet, kıyas yapmak, standardı düşük tutmamak gerek.Ben de bunu yapıp gönderiyorum eskileri, onlar bir işe yaramaz...Yararsız analizler, uzatılmaya çalışılan aptal cümlelerden başka bir şey yok ortada.Okuyunca ametörlük kokusu dışında alınabilecek bir şeyde...

Belki 1 hafta, belki 1 ay mola...

Geri …

WNBA'de Şampiyon Indiana Fever

1997 yılından beri Amerika'da yaz aylarının en çok takip edilen spor organizasyonlarından biri olan WNBA'da on altıncı şampiyon Indiana Fever oldu. İkinci kez finale çıkan Indiana Fever 2009 yılında Phoenix Mercury karşısında kaybettiği şampiyonluğu bu sefer kaçırmadı. Finalde Batı Konferansı'nda normal sezonu birinci sırada bitiren Minnesota Lynx ile karşılaşan Indiana 3-1'lik serinin ardından adını WNBA tarihine yazdırdı.

Normal sezonda aldığı yirmi iki galibiyet on iki mağlubiyetle Doğu Konferansı'nı Connecticut Sun'ın ardından ikinci sırada tamamlayan Indiana konferans yarı finalinde konferansı üçüncü sırada tamamlayan Atlanta Dream ile karşılaştı. Kendi evinde aldığı mağlubiyetin ardından 1-0 geriye düştüğü seride ikinci ve üçüncü maçları kazanarak Atlanta'yı saf dışı bırakan Fever, konferans finalinde Doğu Konferansı'nı lider tamamlayan Connecticut'la eşleşti. Normal sezonda dört kez rakip olduğu Connecticut karşısında sadece bir galibiyet al…

Euroleague'de 2. Hafta Tamamlandı

Avrupa'nın en prestijli basketbol organizasyonu Euroleague'de ikinci hafta mücadeleleri tamamlandı. Organizasyonda ülkemizi temsil eden takımlarımız Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes ve Beşiktaş ikinci hafta mücadelelerini kazanarak Türk basketbol severlerin yüzünü güldürdü. Fenerbahçe Ülker ve Beşiktaş ikide iki yaparak gruplarında lider olurken Anadolu Efes geçen senenin şampiyonu Olympiakos'u yenerek ilk galibiyetini elde etti.

Gruplarda durum.

A Grubu

A Grubu'nda ilk maçında Khimki Moskova'yı İstanbul'da 92-80, ikinci maçında Sato'dan yoksun kadrosuyla deplasmanda Union Olimpija'yı 81-75 mağlup ederek grupta iki galibiyet alan tek takım olan lider Fenerbahçe Ülker'in ardından sırasıyla tek galibiyetli takımlar Union Olimpija, Real Madrid, Panathinaikos, Khimki Moskova geliyor. Gruptaki İtalyan temsilcisi Mapooro Cantu'nun hiç galibiyeti bulunmuyor. Grupta ikinci hafta mücadelesinde evinde Real Madrid'i mağlup eden Khimki Moskova turnuvada he…

ŞAMPİYON INDIANA FEVER

Sadece Katie Douglas'sız bir final geçirmeleri bile Indiana'nın işinin ne kadar zor olduğunun açık bir göstergesi.Ama ustaca çalışılmış, belli ki Minnesota'dan kat kat daha fazla emek harcanmış bir işin sonucuydu bu.Rakibi iyi analiz etmek, açıklarına etkili saldırılar yapmak kağıt üzerindeki üstünlükleri yaktı kül etti bu seride.2012 yılının özelliği de olabilir ama epik bir yıl yaşıyoruz.Beşiktaş'ın basketbolda 3 kupa alması, Olympiakos'un yaşadığı lig ve Euroleague şampiyonluğu, Chelsea'nin şampiyonlar ligi zaferi vs...Spor açısından tarihi bir yıl oldu bu.

Şampiyonluğu getiren maça dönmek de gerek.Durmadan penetre etmek, boyalı alanı kullanmaktı temel felsefe Indiana'da.Bu tahmin edilebilir bir şeydi.Ama Lin Dunn da büyük ihtimalle Minnesota'nın kaçıncı dakikadan, hangi pozisyondan itibaren alan savunmasına döneceğini tahmin eder hale geldi seri içinde çünkü Cheryl Reeve hiçbir şekilde farklı bir şey denemedi 4 maçta da.Indiana'lı oyuncuların ç…

Gecikmeli 3. Maç Yazısı

Bazı teknik problemlerden ötürü WNBA final serisinin 3 .maçını biraz gecikmeli yazdım.Indiana'ya sonuna kadar saygı duyarak yazılmış Minnesota'ya sitemli bir yazı.

Minnesota'nın 76 sayı yemesi değil asıl sorun, 59 atması.Playoff finalinde rakip ne kadar eksik, ne kadar sıkıntılı olursas olsun rakibe saygı duymak zorundadır her takım.Karşı tarafın gücü sizin çok altınızdaysa bu biraz daha zor olabilir ama iş ciddiyetini elde bırakma hakkını hiçbir şekilde vermez bu.Minnesota'nın 3. maçtaki psikolojisi sorunlarla doluydu.Koçundan, asistanlarına ve oyuncularına kadar mental sorunlarla doluydu Minnesota cephesi.Ortada ne takımı motive eden bir koç, ne de kötü gidişe başk kaldıran bir lider vardı.Rakibin güç oranını dengelemek ve yıllar sonra gelen şampiyonluk fırsatını tepmemek için aç bir şekilde saldıracağı çok açıktı, başka bir çareleri yoktu çünkü.

Bu durumda olması gereken daha güçlü olanın mesajı vermesi olurdu ama durum bu olmadı.10.000 kişilik bir orduyken sırf agr…

Minnesota 1-1'e Getirdi

Minnesota'nın hücumu nasıl idame ettireceği belli değildi maçın başında.Indiana maça çok sert savunmayla başlayıp rakibinin hücum düzenini bozmaya çalışmıştı ve başarılı da oldu aslında.Tamika Catchings de ilk yarıyı harika geçirip hücumda olası bir aksaklığın çıkmasını engelledi.

Whalen'in ilk yarıda faul problemine girip sadece 10 dakika oynaması da Minnesota'nın oyun üstünlüğünü ele almasına en büyük engel oldu.Maya Moore da maça iyi başlayamayınca yıldız sayısı 1'e 1'de dengelendi.Catchings'e sadece Augustus karşılık verdi, Minnesota'da karakter koyabilen tek kişi oydu ve Indiana da bu durumu kalitesi açısından iyi değerlendirdi.Minnesota'nın oyun üstünlüğünü ele geçirmesine izin vermedi.

İkinci yarıda Minnesota üstünlüğü ele almaya çalıştı, bunda zaman zaman hem başarılıydı hem de başarısız.Takım hiç de fena gitmezken Cheryl Reeve'in çok gereksiz pozisyonda gösterdiği saçma tepki Indiana oyuncularını da etkiledi Minnesota'lıları da.Ama bir…

Final İçin Son Maç

WNBA'de final heyecanı yaklaşıyor.Minnesota Lynx'ten sonra 2. finalist bu gece belli olacak.Gece 03.30'da Connecticut Sun kendi sahasında Indiana Fever'la serinin 3. maçını yapacak ve bu maça favori olarak girecekler.

2. maçı Indiana Fever, January'nin boş turnike kaçırmasının ardından parkeden çıkmak üzere olan topu son anda tokatlayıp Zellous'a topu vermişti, Zellous da zor bir son saniye şutuyla takımının 2. maçı kazanmasını sağlamıştı.3. maç için en merak edilen konu bu son saniye basketin Connecticut'lı oyuncularda mental olarak hasar yaratıp yaratmayacağı.

Moore, Parker'ı Ağlattı

Minnesota Lynx 2004 sezonunda Katie Smith liderliğindeki kadroyla playoff ilk turunda Seattle'a 2-0 elendikten sonra playoff'lara 2011'de şampiyonlukla geri dönmüştü.6 yıl üst üste playoff yapamayıp o uzun aradan dönüşü şampiyonlukla yapan bir takımdan bahsediyoruz, ikincisinin de şampiyonlukla bitme ihtimali var, hatta yüksek bir ihtimal bu.

Serinin son maçında takımın -belli ki- yıllardır beklediği oyuncu olan Maya Moore yine liderlik yaptı Minnesota'ya, bu takımın finale çıkmasında başrolü oynadı, ilk maçta yaptığı gibi bu maçta da takımının mental gücü kırılmaya başlarken her şeyi Lynx lehine çevirdi.

Maçın başlangıcında panik olan taraf Los Angeles'tı.Her hakem kararından sonra yüz buruşturup itiraz etmeleri de bu yüzdendi ama Sparks, oyun felsefesini değiştirip bir de üstüne Parker harika bir 2. çeyrek çıkarınca üstünlük ev sahibine geçti.Reeve, Brunson'ı kenara çekip tek kısaya dönünce ikinci çeyrek boyunca ribaund sıkıntısı yaşayan Minnesota, ribaund a…

Moore'da Şampiyon Yüreği Var

Maç o kadar baskılı bir savunmayla başladı ki, savunmaların ön plana çıkması mutlak sonuç gibiydi ama pek de öyle olmadı.Son şampiyonun efsanevi hücum performansı maçın kilit noktası oldu, %42.9'la 9 üçlük attılar.

Minnesota, henüz ilk savunmalarında Sparks hücumuna alan savunmasıyla karşılık verdi, amaçları boyalı alandaki zaafiyetlerinden doğabilecek hasarı minimuma indirmekti ve bunu da başardılar.Sadece alan savunmasıyla değil, Sparks kısalarına baskı yapıp hücum sürelerinin hücuma geçiş bölümlerinde onların sete odaklanmalarını engelleyerek yaptılar bunu.İlk çeyreği Los Angeles dengede götürmeyi başarsa da ikinci çeyrekte kuvvetli savunmaya Whalen&Augustus'un öncülüğünü ettiği durdurulamaz bir hücum gücü eşlik edince 17 sayılık bir fark çıktı ortaya.Sparks ise bu bölümde uzunlarını unuttu ve çok yanlış bir oyun oynadı.

Boyalı alan savunması üzerine alınan önlemlerde tamamen sonuç verdi nitekim ilk yarı bittiğinde Minnesota'nın boyalı alandan attığı sayı Sparks…

Atlanta, Catchings'e Elendi

Sadece 3 maç üzerinden oynanan seride ilk maçtan 3. maça öyle büyük bir fark var ki aradan 10 maç geçse oynanan oyunlar ancak bu kadar değişebilirdi.

Playoff dönemini son 2 yıldır iyi geçiren Atlanta, serinin son 2 maçında dağıldı.Özellikle son maçtaki dağılmanın en büyük nedeni Angel McCoughtry.Çıkardığı gereksiz gerginlik, ruh halinin sağlıklı olmadığını gösteren davranışlardan iç dünyasında bir şeylerin ters gittiği belliydi zaten.Normal sezonda bu kadar sorun çıkartıp fazlaca pohpohlanınca kendisini oraların kraliçesi olarak görmesi de doğal ama takımların aldığı bu önlemlerin hiçbir takıma fayda getirmediği defalarca da görüldü zaten.Deron Williams olayında da Utah çok şey kaybetti, Howard olayında da Orlando.Bu sefer de Atlanta kaybetmiş gibi görünüyor açıkçası, sorunlu bir takım oldukları için elendiler bu seriden, Indiana'dan daha kötü bir takım oldukları için değil.

Atlanta'nın playoff'ta kalıp kalmayacağını Tamika Catchings'in performansı belirledi de diyebi…

Minnesota Lynx Konferans Finalinde

Minnesota, Seattle'ı bir türlü uzaklaştıramadı skordan.Bu beklenmedik gelişme Minnesota oyuncularının sinirlerini de bozdu, topla yaptığı akrobatik hareketlerine karşın hep soğukkanlı davranan Augustus bile daha ilk çeyrek bitmeden Jackson'a agresif hareketler yaptı.

Ama Seattle dersini bu kadar iyi çalışmış, Minnesota da plansızken durumun böyle olması gayet doğal.Özellikle Maya Moore daha 2. yılında olmasına rağmen ortaya çok ciddi karakter koymasaydı daha ilk yarıda Seattle çift hanelere yakın bir farkı da görebilirdi.Lynx'in en değerli oyuncusu olduğu bir kez daha ortaya çıkan Whalen'in sakatlanıp uzun bir süre oyunda olamaması bütün sistemi alt üst etti çünkü Minnesota'da.Herkes şaşkın oynayıp Augustus ve Moore'un ne yapacağını izlerken Seattle'ın önüne de geçemez tabi Minnesota, kadrosu çok daha üstün olsa da.

Seattle'ın madeni bulduğu esas nokta da sezonun başından beri devam eden Minnesota'nın çemberi savunmakta yaşadığı sorun.McWilliams-Fr…

Bir Şampiyonun Yüreğini Asla Küçümseme

Maç içinde istikrarsız olabilir, en iyi oyuncusu son dakikalara kadar hayatının en kötü playoff maçını da geçiriyor olabilir ama play-off oynama becerisi ve tecrübe böyle bir şey işte. 13 sayı farktan bile geri getirebiliyor takımı. Karşıdaki takım ligin en iyi takımıyken hem de…

Özellikle ilk çeyreğin ortalarından itibaren rakibi oyunu hızlandırırken bunun büyüsüne kapılıp sürekli hatalar yaptı Seattle Storm, en büyük hatası da kendi hücumlarını da hızlı oynamaya çalışmalarıydı. Eğer toparlanmaları biraz daha uzun sürseydi, bir daha asla geri dönüşü olmayacaktı Storm’un ama Sue Bird ve Katie Smith öyle bir karakter koydu ki 2. çeyrekte ivmeyi tam tersine çevirdiler.

Ama istikrarsız Seattle Storm’a karşı, bahsettiğim bölüm dışında isteklerini tam olarak sahaya yansıtamayan da bir Minnesota Lynx vardı. Seattle Storm’un bir türlü teslim olmaması onların da canını sıkmıştı belli. İlk maçın kahramanı, Lindsay Whalen de devreye bir türlü giremeyince, oyuna yön veren taraf olmaları imkansı…

Adına Yakışır Bir Son Oldu

Serinin son maçı adına yakışır oldu.Yapılan mücadele kadınların mental gücünün ne kadar yükselebileceğinin de kanıtı aynı zamanda, ortada kırılgan duygular değil çevik gibi bir irade var.

Bu iradenin ortaya çıkması gibi bunu ortaya çıkaran bir güç de var tabi.Bu güç Kristi Toliver işte.San Antonio oyuncularının iradesini, mental gücünü ortaya çıkaran kişi tam olarak kendisi çünkü o iradeyi kırmak, rakibini knock-out etmek için sürekli saldırdı.SA ne zaman ivme yakalasa şut soktu, şutların en zorunu soktu hem de.Rakibini öyle bir sindirme çabasına girdi ki, yaptığı WNBA standartlarını aşıp Juan Carlos Navarro normlarına dönmüştü.En az o kadar acımasızdı.Candace Parker'ın fark 8'e inmişken orta sahadan bulduğu isabet bütün bu olanların üstüne uzun süreli bir mental tahribat yarattı San Antonio oyuncularının üzerinde.

Durum standart üstü görünse de San Antonio'nun inatla alan savunması yapması bu şutların devam etmesinde önemli bir rol oynadı.Şutlar girmeye devam ederken ala…

O Atmosfere Bu Oyun Yakışmadı

Atlanta'ya üstünlük kurabilmek için onların temposuna ayak uydurmak değil onları kendi temposuna çekmek en büyük strateji olmalıydı Indiana için, nitekim kendi hücumlarında tempoyu hep düşük tutmaya çalıştılar ama iş Atlanta'nın temposunu düşürmeye gelince, işte o zaman olması gerektiği kadar başarılı değillerdi.Görevlerinin kolay olmadığı kesin ama bunu yapabilecek ,daha doğrusu yapması gereken, tek takım Indiana.Sonuç başarı değildi ama.

Bu başarısızlığın en büyük nedeni de Atlanta'nın pas temposunu yeterli sıklıkla düşürememeleriydi.Düşürdüklerinde de sürekli ribaund sorunu yaşadılar.İkinci çeyreğinin ortalarındayken 7 hücum ribaundu vermenin mantıklı bir açıklaması yok Indiana için, hiçbir zaman iyi bir ribaund takımı olamadılar ama bu sorun daha ilk maçta vukuu buldu.Bu sorun açıkça belliyken bir de alan savunması yapmaya başlayınca işler Indiana için iyice zorlaştı.Çift hanelerde kaldı fark uzun süre.Alan savunması yaparken bile isteyen Atlanta oyuncusu boyalı alana…

Sparks-Silver Stars Playoff'a Çok Yakıştı

Yıldız niteliğine sahip 3 oyuncunuz bir de üstüne Ogwumike gibi büyük bir yıldız olması kesin bir çaylağınız olunca rakip benchten yediğiniz 50 sayıya karşın 4 bench sayısı atsanız bile galibiyeti yakalayabiliyorsunuz.Çünkü yıldız oyuncuların en büyük niteliği işler sıkışınca devreye girebilmektir her zaman.Bunu ilk yarıda Alana Beard, 3. çeyrek ve 4. çeyrek başları Toliver, son dakikalarda da Parker yaptı.

İki takımın da ilk yarı boyunca topa 24 ayar altın muamelesi yaptığını gördük, gerçek bir playoff mücadelesi vardı, takımların çok ciddi hazırlandığı belliydi ve her hücum başarıya ulaşıyordu hemen hemen.Savunmaların fazla sert başlamamasının bunda etkisi olsa da hücumda ince eleyip sık dokumanın da ürünüydü bu aynı zamanda.Aslında Sparks'ın ilk çeyrekteki hücum düzeninde Parker'ı fazla göremeyine düzen dışı bir oyun olup olmadığı geldi aklıma, ilk dakikaya 4 sayı sıkıştırıp kalan koskoca çeyrekte bir süre kenarda da oturup sayı atamamıştı çünkü.Bunun strateji olduğu çıktı…

Connecticut Farkını Gösterdi

Tempoyu arttırmak başka, har vurup harman savurmak başka.New York tempoyu arttırarak Connecticut'a yenebileceğini düşündü ikinci yarıda, ancak boş bir çabadan öteye gitmedi bu.Topu alanın arkasında neler olup bittiğine bakmadan koşması Connecticut'un oynadığı tempodan bile yüksek bir tempo demektir, bu doğru ancak teknik olarak hatalarla dolu bir tempo aynı zamanda.Hücumları 5 saniyede yapmak çeyreğin genel stratejisi olunca New York'un Connecticut'un fazlaca altında kalması da normal oluyor tabi.

Maçın girişinde oyuna ısınma dönemi, New York'un hücum ribaundları toplayıp boyalı alandan sayılar denemesi, bunun tutmaması devamında Connecticut'un farkı açması, o farkın kapanması ve yeniden Connecticut'un farkını ortaya koyması.Maçın dönemleri bunlar.

New York'un Asjha Jones'un maç eksikliği sorunundan beslenmeyi düşünerek sahaya çıktığı açıktı, özellikle Pierson'ı Jones'la eşleştirip sayı bulmaya çalıştılar ama bekledikleri olmadı.Connecticut…

Playoff Ağacı 3:Seattle Storm-Minnesota Lynx

Sacramento Monarchs'ın dağıldığı ve bazı oyuncularının dağılma draftında yeni takımlarına gittiği(Penny Taylor da Cleveland Rockers'ın dağılmasının ardından dağılma draftıyla 1. sıradan Phoenix Mercury'e gitmişti) 2009 kasımını takip eden 2010 sezonuydu.O zamanlar az sonra yazacaklarımdan farklı bir görüntü vardı ama doğru draft seçimleri, başarılı takviyeler 1 yılda bir takımı diplerden şampiyonluğa götürebiliyor.O şampiyonluğun 1 kez daha gerçekleşmesi de fazlasıyla muhtemel çünkü.O sezon Seattle Storm'u evinde yenen çıkmamıştı, Storm'la evinde oynayan da bir şekilde payını almaya çalışıyordu.Deplasmanda 6 mağlubiyet almışlardı, biraz Utah Jazz durumları vardı sanki ama her şekilde WNBA tarihinin gördüğü en kudretli sezonlardan biriydi.Playoff dönemi içinde aynı şeyi sözleyebiliriz tabi.Normal sezonda evinde hiç kaybetmemişti Seattle, playoff'ta ise oynadığı her maçı kazandı.1 yıl sonra da Minnesota tek maç kaybederek şampiyonluğu kazanmıştı.Bu sezon da evle…

Playoff Ağacı 2: New York Liberty-Connecticut Sun

Hızlı oyun yapmayı seven 2 takım arasında geçecek bu seri ancak bir diğerinin 3 hatta 5 katı kadar daha kaliteli hızlı hücum yapıyor.Connecicut bunun üzerine savunmada o kadar hareketliler ki onlara karşı hızlı oyun temelli oynamanın kimseye faydası olmaz.New York kısaların hareketine dayalı pick&roll'larla sayılar bulup rakiplerine üstünlük sağlamaya çalışan ama her başarısızlıkta inançlarını hemen kaybeden, maç konsantrasyonu bir anda düşen ve mental güçleri çok zayıf bir takım.Cappie Pondexter gibi üst düzey bir liderleri var aslında, hatta çok çok üst düzey bir liderleri var ancak ona Plenette Pierson ve kenardan gelen Carson'dan başka yardımcı olabilecek tek bir oyuncu bile yok.Bu Connecticut'un hızlı hücumlarına mahkumsunuz demek.

Oynayacakları çoğu takımda 15 dakikadan fazla ortalama alamayacak oyuncuların 24-25 dakikalarla oynadığı bir takım New York.Boyalı alanda adam akıllı tek skor opsiyonları olan Plenette Pierson'ın eşleşeceği oyunculara karşı kısa ka…

Playoff Ağacı 1: Atlanta Dream-Indiana Fever

2-3 serisinden beklentiler hep daha fazladır.Rekabet ve keyif daha yüksektir çünkü.İşte bu seri de öyle olur.Ayrı ekoller ama çok iyi takımlar karşılaşacak.Marynell Meadors'un sezonun sonlarına doğru yüksek ihtimalle Angel McCoughtry'nin verdiği ültimatom sonrası kovulmasıyla zor günler geçirdi Atlanta.Öncesi de sancılıydı doğrusu.McCoughtry'nin ciddi sorunlar çıkardığını gördük, hatta yanlış hatırlamıyorsam Chicago maçıydı, ödül almak için sahaya gelip ödülü aldıktan sonra Chicago benchi civarlarında oturmuştu.Ne olursa olsun 2 yıl üst üste final yapan takımın koçu bu yıl da aynı başarıyı tekrarlarama şansı varken kapının önünde buldu kendini."Yeni bir rotada ilerleyeceğiz" gibi saçma sapan ve hiçbir şekilde doğruluğu açıklanamayacak da bir neden koydular bu olayın üstüne."Yeni rota" iddialı bir terimdir ve böyle iddiali hamleler sezon ortasında iyi giden bir takım için geçerli değildir.Yapılacaksa sezon sonunda yapılır ve planlar da ona göre yapılır …

Normal Sezonu Tamamladık

WNBA'de 2012 normal sezonu az önce biten Tulsa Shock-Indiana Fever maçıyla tamamlandı.Galibiyet rakamlarından bağımsız sezonun en iyi takımı yine Minnesota Lynx, en büyük hayal kırıklığı Chicago Sky, oyununda en büyük gelişmeyi gösteren takım Connecticut Sun, izlemekten en çok keyif aldığım takım da San Antonio Silver Stars oldu.

Normal sezon şu sıralamayla sona erdi:

Lauren Jackson 6.000'i Devirdi

WNBA'nin kuruluşundan 21. yüzyıla kadar geçen süre o 4 yılın şampiyonu Houston Comets ve starı Crytnhia Cooper'ın yılı olmuştur.2000'li yıllara ise Lisa Lesli dominasyonunda başladı WNBA, ta ki 2001 yılına kadar.Lauren Jackson 1. sıradan draft edilip ilk sezonunu bitirdikten sonra savunmacılarının durduramadığı bir güç olmaya doğru ilerliyordu.

Öyle de oldu.Lisa Leslie kadar dominant bir oyuncu değildi, bu bir tarz meselesi.Leslie kadar manevi değeri de yok belki WNBA için, Leslie bu ligin açıldığını ilan eden konuşmayı yapan oyunculardan biri ama ne olursa olsun WNBA'de 21. yüzyıla damgasını vuran 3-4 oyuncudan biri Lauren Jackson.Şu anda aktif oyuncular içinden ayıkladığımız zamanda Taurasi'yle birlikte en kariyerli oyuncu olarak çıkıyor karşımıza.İşin içine karakteristik artıları da koyunca zirvede hatta.

Jackson üzerindeki kişisel düşüncelerim bir yana bu sabaha karşı San Antonio'ya 11 sayı attı Jackson.Avustralyalı ikinci çeyreğin bitimine 8:16 kala attığ…

WNBA'de Playoff'a Doğru

Önümüzdeki perşembe gecesi 03.00'da New York Liberty-Connecticut Sun eşleşmesiyle WNBA playoff dönemini açıyoruz.Bu maçın sonuyla birlikte saat 05.00'da San Antonio Silver Stars-Los Angeles Sparks eşleşmesi olacak.Maçlar ESPN2'den yayınlanacak, kaliteli yayınlar izleyecez yani.Ben de playoff eşleşmelerinin değerlendirmeleriyle karşınızda olacağım, elimden geldiğince karalayacam bir şeyler, takipte kalın.

Penichero da Bırakıyor

Tully Bevilaqua'nın ardından WNBA'nin istatistiksel kilometre taşlarından Tina Penicheiro da 2012 sezonunun sonunda basketbolu bırakacağını açıkladı.

Penicheiro an itibariyle yaptığı 2.597 asistle bu alanda WNBA tarihinin en iyisi.Ona en yakın isim ise bir diğer basketbol efsanesi Sue Bird.Onun halihazırda 1.926 asisti bulunuyor.Arada 671 asistlik bir fark var ve bu alanda Bird 5 sezon daha oynaması halinde geçecektir Penichero'yu.

Ancak Penicheiro kariyeri boyunca yaptığı 763 top çalmayla Catchings'in ardından bu alanda tüm zamanların en iyi 2. oyuncusu ve yakın zamanda herhangi bir aktif basketbolcunun bu rekoru geçme şansı yok.

Penicheiro, WNBA'nin kuruluşunun 2. yılında lige katılmıştı tıpkı Bevilaqua gibi.2. sıradan seçildi ve çaylak yılında WNBA onu Brezilya'da gösteri maçı yapacak olan 12 kişilik WNBA All-Star kadrosuna seçti.İlk 4 sezonunda asist kralı oldu, 500 kariyer asistine ulaşması ise sadece 3 yılını aldı.Takım dağılana kadar Sacramento Monarchs…

Tully Bevilaqua Bırakıyor

Son 2-3 yıldır sahada canla başla çalışıyor, yaptığı savunmayla eşleştiği oyuncuları yıpratmak adına çok uğraşıyordu ancak yaptığı hiçbir şeyde teknik yeterliliğe sahip değildi maalesef.Çok değerli bir savunmacı ve topa baskı yapan her takımın isteyeceği bir oyuncuydu Tully Bevilaqua.

Ama zamanı çoktan gelmişti de, basketbolu bırakma kararı aldı Avustralyalı oyuncu.14 yılda 400'ün üstünde WNBA maçını geride bıraktı Bevilaqua.2012 WNBA sezonunun ardından basketbolu resmen bırakacağını şu sözlerle açıkladı:

"Üzüntü ve aynı zamanla heyecanla 2012 WNBA sezonunun sonunda basketbolu bırakacağımı açıklıyorum.14 yıldır bu ligde oynamak benim için şerefti ancak evimi bir ev yapacak ve aileme daha çok zaman ayıracak olmamdan dolayı da heyecanlıyım.San Antonio Silver Stars organizasyonuna bana Gümüş&Siyah formayla oynama fırsatını verdiği için teşekkür ediyorum ve tabi ki taraftarlarıma bana verdikleri destek nedeniyle teşekkür ediyorum.Şarkılarınız hep hatırlanacak."

Avustral…

Obama'nın Konuğu Yine Lynx Olur

WNBA'de normal sezonun sonlarına yaklaşırken batı konferansında Minnesota Lynx'i ciddi ciddi zorlayabilip onları geride de bırakması muhtemel olan Los Angeles Sparks ve San Antonio Silver Stars sezonun sonlarına doğru liderlerinin formsuzluğu nedeniyle ciddi düşüş yaşıyorlar.Candace Parker ve Becky Hammon birkaç maç dışında hep yetersiz oyunlar ortaya koydular ve onların oyun kalitesi aşağı düşerken takımları Lynx karşısında direnemezler çünkü vitesi playoff zamanı en üst seviyeye atacak Lynx.Rakibi olan bu 2 takımın ise en üst vitese kadar çok vites atmaları gerek.Özellikle liderlerinin.Yoksa batıdan kimsenin Lynx'i eleme hatta maç kazanma şansı yok.

Lauren Jackson da yine sakatlık belasıyla uğraşırken Seattle'ın da Lynx serisinde maç kazanma şansı yok.Yani son şampiyon bu yıl da en büyük şampiyonluk adayı.

Bunun en büyük nedeni de Asjha Jones'un yaşadığı ciddi sakatlığın tüm ligin kaderini etkliemesi.Hem takımın ablası hem de saha içi lideriydi Jones.Oyunun her …

WNBA Heyecanına Benden Kısa Bir Ara

Bazı meşguliyetlerim nedeniyle blogu güncellemeye playoff öncesinde devam edecem.Sorun çıkmazsa 20 Eylül'le birlikte normal sezon değerlendirmesi ve devamında playoff eşleşmelerini değerlendireceğim yazıları ardı ardına yayınlayacağım.Takipte kalın.

Eylül Ayına Girilirken WNBA'de Sıralama

Eylül ayına varmış bulunmaktayız WNBA'de de yavaş yavaş son 10 maça giriyoruz artık.

Doğuda Connecticut'un Indiana tarafından çaktırmadan tehdit edilmeye başlansa da fikstüre bakınca önüne geçilmesi imkansız bir üstünlüğü var, oyun olarak değil tabi sıralama olarak.3 ve 4'te bulunan Atlanta Dream'in de yerinin değişmesi imkansız.Ancak 2 yıldır playoff takımı olarak bildiğimiz Atlanta bu sefer çok ciddi bir Angel McCoughtry sorunuyla uğraşıyor.Angel, Meadors yönetiminde son 2 maçta kişisel nedenlerle oynamamıştı, son maçta stada bile gelmedi.Neyse, 4. sıra ise isteyenin olmayacak diyelim.Chicago ve New York playoff dışı kalmak için uğraşıyor.Sun'ın konferans finali oynaması kesin.

Doğu bu kadar tatsız tutsuzken batı tadından yenmiyor aslında.3 elit, 1 tane de 4-5 maç içinde elit takım olmaya aday ekip var.Sıralamanın bozulma olasılığı imkansıza yakın, batıdaki eşleştirmeleri playoff dönemi gelince değerlendireceğim zaten.Şimdilik sıralama şöyle:

MVP Yarışı(9. Hafta)

WNBA'de 9. haftanın "MVP Yarışı" listesi açıklandı.
İşte yarıştaki ilk 10 isim:

1-Candace Parker(Los Angeles Sparks): Candace Parker, Olimpiyat dönüşü oynadığı 4 maçta 11 sayı ortalaması tutturdu ama Olimpiyat öncesinde kadın basketboluna öyle bir boyut getirdi, çok özel bir dönem geçirdi.Takımı bir süre kötü de gitti ama Parker -abartmıyorum sanırım- 2010 Lauren Jackson performansından beri göremediğimiz o dominasyona ulaşmıştı.San Antonio'ya da hiç diş geçiremediler ve o maçları da kötü geçirmişti ama genel olarak hâla ligin en iyi oyuncusu ve fazlasıyla başarılı olimpiyat macerasının ardından tekrar toparlayacaktır.(önceki sırası:1)

2-Tina Charles(Connecticut Sun): Asjha Jones'ın aşil tendonundan sakatlanmasının ardından oynamadığı dönemde bu durumda en çok etkilenen kişi olmuştu Tina Charles.O günden beri sahada normalde göstermesi gerekenin 2 katı çaba gösteriyor çünkü yüksek post'ta önemli bir şut tehdidinin sona ermesi ayrıca çok da iyi bir hücumcu ve sav…

Büyük Oyuncu 42'sinde de Tarih Yazar

42 yaşındaki Taj McWilliams-Franklin San Antonio Silver Stars'a karşı aldığı 5 hücum ribaunduyla bu alanda WNBA tarihinin rekorunu kırdı.

McWilliams-Franklin böylelikle toplamda 1.052 hücum ribaundu almış oldu.

Tecrübeli oyuncunun 5.000 sayı barajını aşması için de sadece 57 sayı atması gerekiyor.Taj böylelikle 5.000 sayı barajını aşan 10. oyuncu olacak.

Ayrıca bugüne kadar sadece Los Angeles Sparks efsanesi Lisa Leslie'nin başarabildiği 3.000 sayı barajına ulaşmak için de 28 ribaund alması gerekiyor.

Abdul-Jabbar'ın Heykeli Dikiliyor

Basketbol tarihinin en büyük efsanelerinden Kareem Abdul-Jabbar'ın heykelinin Staples Center'a dikilmesi kararı nihayet alındı.

Abdul-Jabbar'ın Lakers'la olan sorunu 2010-11 sezonunda özel yardımcılık görevine son verilmesiyle başladı.O günden beri Abdul-Jabbar benim de öyle hissettiğim üzere kendisinin değersizleştirilmeye çalışıldığını söyleyip durdu.2011'de Los Angeles'ta düzenlenen All-Star organizasyonunda Jerry West'in heykelinin Staples Center'a dikilmesinden duyduğu hayal kırıklığı da dile getirmişti.Onun için sorun West'in heykelinin kendisinden önce dikilmiş olmasıydı.Abdul Jabbar bu olayı "ya bir dikkatsizlik var ya da beni değersizleştiriyorlar" şeklinde açıklamıştı.

Geçtiğimiz günlerde ESPN'de bir programda kendisine bu haber verildi.Ancak Abdul-Jabbar'ın Lakers'la arasındaki buzları erittiğini hâla söyleyemeyiz.Derdini şöyle açıkladı Abdul-Jabbar:

"Patron Jerry Buss'ın Earvin Johnson ve benim için yaptık…