Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Turnuvanın Değeri...

Yazının çıkış noktası Hıncal Uluç'un "50 yıl sonra, "Üstad"ı hatırlamak" başlıklı yazısındaki şu cümle: "Avrupa Şampiyonası en lüzumsuz şampiyona..."

Hıncal Uluç okurken büyük keyif alırım, dikkatli takip ederim yazılarını. Yani genelde yapıldığı üzere onun yorumuna hemen eleştiriyle karşılık vermem ben. Kalemine çok hakim. Düşüncelerine katılsam da katılmasam da onu okumanın keyfini çıkarırım, katılmadığım da çok olmuştur tabi, sivri ve keskin tespitler yapar her seferinde. İlk paragrafta alıntı yaptığım cümlesi için de aynı şey geçerli. Söylediğine katılırsınız katılmazsınız ama şu turnuvayı izledikten sonra bunu söylemeye de hakkı var bence. Ama bu cümlesinden sonra yaptığı "Avrupa devlerinin hiç biri, buraya hatta ikinci takımlarını bile göndermiyor.." genellemesi genelleme değil de bu turnuva özelinde söylenseydi çok daha doğruydu. 2010'da da aynı durum olduğundan ve o turnuvanın çok daha içinde olduğumuzdan aklında bu şekilde yer …

Bu Takımın Lideri Ersan Olamaz Mı?

Eskiye bağımlıyızdır, genlerimiz böyle. En güzel anılar eskidedir hep. Bu anılar ; içinde bol bol fakirlik, zorluk, çile ya da herhangi olumsuz şeyler barındırsa da eskiyi övmek, şimdiyle kıyaslayıp her zaman bugünü kötülemek sürekli vardır sanırım hep de olacak, çünkü çoğu gencin durumu bugün de farksız. Hayatın hemen her alanında durumumuz bu, basketbolda da böyle biraz. Eski basketbol, eski yıldızlar, eski smaçlar... Hep en güzeli bunlardır.

Çünkü bir insan herhangi bir şeyi önce öğrenir sonra da yenileri gelince kıyas yapılır. Ama ilk öğrenilenin yerini de hiçbir şey tutmaz sanırım. Bugün oynanan oyun basketbol değildir, eskiden bu oyun daha zevkliydi, şimdikiler havalı vs...

Şartlar değişiyor tabi...

Bugün saçma sapan yerel bir kolejin lider basketbolcusu okulun aynı zamanda en havalı çocuğu oluyorsa bir basketbolcudan da onun ahlaki bir değer olması beklenemez. Pohpohlanarak, etrafta onlarca dalkavukla yaşanan yıllar, birbirinden güzel kızlar vardır onların etrafında…

Topu Yere Sağlam Vur!

İzlemeye maç arıyorum kaç gündür, bulmak kolay değil, hemen hemen her maçın sonucu öncesinden belli. Bunun dışında olan maçları bulmak kolay değil ama bulunca da kalite yüksek olmuyor sadece fark fazla değil. Bosna Hersek-Karadağ maçı gibi. Muadillerine oranla daha kaliteli bir maç olsa da sorun 24 takımın aynı turnuvada yer alması.

Kalite düşük, seyir zevki yüksek değil, dediğim gibi Karadağ-Bosna Hersek gibi maçlardan başka keyif alınacak maç bulmak kolay değil, Türkiye de bu haldeyken turnuvaya bağlayan da çok bir şey yok. Bu yüzden insanın aklı maçı izlerken oyunun içinde başka şeylere kayıyor.

Ben bu şartlar altında Polonya-İspanya maçını izliyordum az önce. Sonuç belli, Polonya'da acı verici bir turnuva geçirirken İspanya'da Gasol-Rubio da çıkınca beni maça bağlayan pek de bir şey kalmadı.

Dün de İspanya maçını izledim 10-15 dakika. 39 sayı yedikleri Çek Cumhuriyeti maçı, bugün de Polonya. İspanya maçlarında rakiplerin az sayı atmasının tek nedeni İspanya'nın iyi sa…

Yine Tunçeri Diye Bağırın!

İddialı olmak ruhumuzda var, tadını kaçırarak hem de... Giresunlu olanlar bilirler, Hande Yener bu yaz Otel New Jasmin'de biletli konser vermiş ve bu 45 liranın içinde bir de yerli içki dahildi. Yani Hande Yener'i izlemek için üstüne bir de içki içebiliyordun, o kadın kendi adını hoyratça Tarkan'la aynı cümle içinde kullanıp ona ayrıcalık yapıldığını kendisinin ise başarılarının görmezden gelindiğini iddia edebiliyor, ya da Engin Baytar kendi içtiği sigarayı haklı gösterebilmek için Messi'nin içtiği sigaraya bağlayabiliyor konuyu. Ama ne 10 metrekarede yerli içkiyi de kapsayan 45 lira değerinde bilete konser veren Hande Yener, Harbiye'de 500 liralık bilet tüketebilen Tarkan'la kıyaslanabilir ne Engin Baytar yılda 82 gol atan Messi'yle. Ama iddialı olma konusunda ne olursa olsun bitmek tükenmek bilmeyen bir hevesimiz var, güvenden kaynaklı bir iddia değil bu, insanın kendisini mutlu etme isteği bu başka bir şey değil. Yarın da herhangi biri kendi adını Tark…

Türk Futbolunun Büyük Belası:Uzun Şut

Bu konuda sürekli hayıflanan çok futbolsever vardır mutlaka, özellikle Türkiye Ligi'ni büyük hevesle takip etme derdine düşenler ya da uzun süredir bu işe gönül verenlerin en büyük derdidir belki de. Futbol medyasını da çok iyi takip edemediğimden bilemiyorum ama değinme ihtiyacı duydum bu konuya. Çünkü artık CM 2003/04'te herkesin mustarip olduğu derdin gerçek olduğunu anlıyorum.

Süper Lig'e özgü bir sorun mu bilmiyorum. Ama La Liga'da bu kadar sık olmadığını düşünüyorum uzaktan şutun sıklığının. Futbolu oynayan, o sahada bulunan herkesin gol atmak istemesini anlamak gerekir ama gol atmanın da gereksiz fantezilerle gerçekleşmesi teknik kapasitenin, hatta ve hatta baldır-bacak gücünün bu kadar sınırlı olduğu Türkiye'de olması gerçekten zor. Hagi'nin 45 metreden penaltı plasesi gibi 90'a vurduğu şutları gören çocuklardan mı oluşuyor bu nesil bilmiyorum ama çoğu takımda aynı sıkıntının olması tesadüf değil. Bu sorun da uzaktan şutun bu kadar sık denenmesi.

B…

Cenk Sorunsalı Mı?

"Galatasaray Spor Kulübü olarak ülkemizi FIBA Avrupa Şampiyonası’nda temsil edecek basketbol A Milli Takımının kadrosunun açıklanmasını müteakip değerli oyuncumuz Sayın Cenk Akyol’un ismi etrafında gelişen tartışmaları büyük bir kaygı ile takip ediyoruz. Geçtiğimiz sezon gösterdiği performans ile taraflı tarafsız tüm basketbol severlerin takdirini kazanmış olan Sayın Cenk Akyol’un Milli Takım kadrosu dışında neden bırakıldığına dair Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan ve Milli Takım yönetici ve koçundan doyurucu bir açıklama bekliyoruz. Şu ana kadar yapılan açıklamaların hiç kimseyi tatmin etmediği son derece açıktır."

Bilgi eksikliğim var mı bilmiyorum, ya da şampiyon bir takım için nasıl bir art niyet olabilir tahmin edemiyorum ama yıllardır milli takım seçiminde kusursuz bir adalet yoktu ve olmadı. Hâla da yok, Cenk'in bugün bu kadroda olmamasının ACB Şampiyonu Kerem Tunçeri'nin 2007'de milli takıma alınmamasından farkı nedir? Veya Mehmet Okur'un &…

Final İçin Biraz Yardım

Ülke olarak belirgin bir basketbol kimliği anlatabilmek güzel ama yıllardır bunun bir türlü ekol halini alamaması, en azından her maçta aynı kimliğin sahaya yansıma garantisinin olmaması can sıkıcı. Genelgeçer basketbol başarı formülümüz neyse kadın basketbolunda da farklı bir durum yok aslında. Baskıyı arttır, geçiş hücumlarında yerini doğru al. Bunu yapabiliyoruz ve Şaziye de devreye girince farkı uç noktalara çıkartabiliyoruz ancak sıkıntı şurada ki sete yerleştiğimiz dönemlerde güvenilir bir silah bulmayı harika bir oyun kurucuya sahip olmamıza rağmen beceremiyoruz.

Bunun temelinde de topsuz hareketin hayli zayıf olması yatıyor. Nevriye gibi pasör uzuna sahipken kısaların topsuz hareketleri ve bu sayede rakiplerinin kafalarını karıştırmaları çok daha önemli. Bu yapılacak ki boş şut bulma sayımız artsın. Aynı zamanda uzunların üzerindeki baskının da azalması olarak geri döner bu. Nitekim Hollingswirth veya Nevriye post-up'a yerleştikleri anda 2'li 3'lü baskıyla da müca…

TRT'nin Başarısızlığı Pazarlamada

Türkiye'nin en popüler şarkıcısının Tarkan olmasını sadece yaptığı ve söylediği şarkılarla açıklayamayız sanırım, ya da Eminem'in madde bağımlılığıyla geçen günlerinin ardından müziğe geri dönüşünde aradan geçen onca yıla rağmen popülaritesini çok daha fazlasıyla kazanabilmesi. Dünyanın en meşhur metal grubunun Metallica olması vs... Bunlar sadece yapılan işlerle ilgili değil. Her şeyin temelinde pazarlama yatıyor. 
Ntvspor'un yayın haklarını aldığı her işi nasıl pazarladığına bakmak lazım. Bir Euroleague maçının reklamını nasıl yaptığını iyi anlamak gerek. En son "Kırkpınar Yağlı Güreşleri"nin yayın haklarını aldılar ve son dönemde gün boyu bununla ilgili reklamlar ve tarihi güreş organizasyonuyla ilgili bilgiler vererek seyircilerini hazırlıyorlar bu heyecanlı organizasyona. Öyle ki benim içimi bu heyecan kaplamış durumunda. Velasılkelam yapılan işin hakkını vermek herkesin görevi ancak işi ilgi çekici hale getirmek için gayet basit bir pazarlama sürecini geçi…

İşte Beklenen An...

Nowitzki, jiletle uğraşmıyor.kaliteli tıraş makinesini alıyor ve sakallarını güzelce bir kesiyor.


Sonra da stüdyoya röportajı bu parlak yüzüyle veriyor:


Görev Tamamlandı

Çok uzun zaman önce kararı aldılar ama görevi tamamlamak bugüne kısmetmiş.Dallas %50'yi yakalamak için 3 maça çıktı 3'ünde de kafada kaybetti.Zaman zaman Nowitzki'yi bile etkiledi tıraş heyecanı.Ben ona yoruyorum en azından yoksa playoff heyecanı da olabilir bu lakin orta da bir gerçek var ki Dallas haftalar önceden tıraş olma fırsatını da playoff'u yakalama şansını da kafa da kaybetti.Çok da gidemiyorum üstlerine, değersiz bir playoff olacaktı onlar için zaten.Daha da değersizleşmesinin bir önemi yok.

Son maçlarını ben de büyük bir hırsla izliyordum, kazanma yolunda takıldıklar mental engelleri görünce de kızıp duruyordum, en başta da Nowitzki'ye.Phoenix maçını da defalarca geri dönmeye çalışıp kulaçı attıkça batınca playoff şansı da gitti.Yani "bu zamanda Phoenix'i de yenemiyorsan gelme playoff'a" dedi NBA yönetimi.Sıkıntı yok.Hiç hem de.Şimdi tıraş zamanı çünkü.Bunun mutluluğu Nowitzki'nin yüzüne de yansıyordu maçta.Onun için 2013 playoff&…

Mavericks'te Tıraş Heyecanı

Bu gece Dallas Mavericks için büyük gün.Uzun bir süredir, hatta 1 ayı aşkın süredir süren sakal uzatma operasyonun son gününe gelmiş olabiliriz.Dallas bu gece Indiana karşısında olacak ve ligin en iyi savunma takımı da diyebileceğimiz ancak son dönemde hayli formsuz olan Pacers karşısında alınacak galibiyet toplu bir sakal kesme operasyonuna zemin hazırlayacak.

Mavericks'te Mayo'nun berberine yoğun bir iş mesaisi verme hevesi hakim.

8 Şubat'ta gelen haberde sakal bırakma eylemine OJ Mayo, Dirk Nowitzki, Vince Carter, Chris Kaman, Elton Brand, Jae Crowder ve Dahntay Jones katılmış Jones, Atlanta'ya takası sonucu sakallarını kesmişti.

Mayo konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Adamım, perşembe günü herkesin tıraş makinesi soyunma odasında olacak ve umarım sizler bizleri tıraş olurken göreceksiniz.Berber burada olacak.Ona biletleri bırakacağız ve sakallarımızı kesmesi için kendimize bir şans vereceğiz." dedi.

Nowitzki ise sadece sakalının dudaklarını kapayan kısmı…

WNBA'de Offseason Hamleleri

Uzun süreli bir ara vermiştim WNBA'ye.Sezonun başlamasına da uzun bir süre varken hâla sezon sonrasında yapılan önemli hamleler oldu.Offseason'da WNBA'de yaşanan önemli gelişmeler şöyle:

Son Şampiyon Çekirdeği Korudu: WNBA'nin son şampiyonu Indiana Fever şampiyonluk yolunda önemli roller oynayan 3 oyuncusuyla kontrat uzattı.Takım başkanı ve genel menajeri Kelly Krauskopf yaptığı açıklamada 2012 WNBA Final MVP'si Tamika Catchings, oyun kurucu Briann January ve Shavonte Zellous ile kontrat uzattıklarını söyledi.Son şampiyon ayrıca free-agent piyasasından forvet-pivot oynayabilen Laura Harper’ı da kadroya dahil etti.


Fever yönetiminde 13 sezonda 9 playoff yaşayan Krauskopf'un Fever taraftarlarına müjdeli haberi şu açıklamasıyla verdi "Free-agent oyuncularımızla kontrat uzatmak offseason'da en önemli önceliğimizdi.Şampiyon takımın çekirdek kadrosunu takımda tutmak istiyordum." 

Krauskopf takım lideri Catchings için ise ayrı paragraf açmayı unutmadı &qu…

Top Kimden Çıktı?

Lakers-Raptors arasındaki karşılaşmanın son dakikalarında Amir Johnson'ın Kobe'ye yaptığı blok sonrası hakemler pozisyonun tekrarını izlerken Raptors cephesi de merakla pozisyonu izliyor.


Sağlı Sollu NBA

Mark Cuban'dan Uçak Jesti: Chicago Bulls oyuncuları 2 maçlık deplasman ayağının ilk turu olan Indiana Pacers karşılaşması için takımın özel uçağıyla Indianapolis'e uçarken uçakta ciddi sıkıntılar geldi.Uçak motorunda ciddi sıkıntılar yaşanmış...ESPN 1000'de "Waddle&Silvy" adlı program yapan Bulls radyo yorumcusu Bill Wennington yaşadıklarını şöyle anlattı "Görünüşe göre 3. numaralı motorda bir kompresör meydana geldi.Bazı problemler vardı ve sesi patlamış gibi çıkıyordu.Kıvılcımlar çıktı.Bu, hemen sonra oldu...kaptan motoru itti ve gitmeye başladı.Yaklaşık 3 saniye sonra "boom" diye bir ses duyduk.'Oh, o neydi, duruyor muyuz?' Uçak piste doğru inmeye başladı ve şöyle düşündük 'Oh, hayır neden durmuyoruz?"

"Eğlenceliydi çünkü biz uçağın arkasındaydık ve motorlar bize yakındı ve biz sesi duyduk.Uçağın önündekiler duyamadı ve görünüşe göre herhangi bir şey hissetmediler.5 dakika sonra iki tane daha patlama oldu 'Boom!, Boo…

Rondo'suz Boston Devri

Boston'ın Rondo'nun sakatlığı sonrası yakaladığı 7 maçlık galibiyet serisi fikstürden bağımsız sıkı bir kenetlenmenin olduğunu gösteriyor tek başına, devamıdna 3 sayı farkla alınan tatsız Charlotte Bobcats mağlubiyetini de hesaba katınca 8 maçlık galibiyet serisinin kıyısından dönüldüğünü de söylemek mümkündür.Rondo sonrası değişimi analiz edebilmek adına Rondo'lu dönemde yaşananları gözden geçirmek gerek, çok da keyifli geçmedi ve çeşitli sorunlarla da uğraştı Boston.Sezon başında beklentiler daha geniş rotasyonlu bir takımın olduğu yönündeyken işler öyle gelişmedi ve çoğu beklentiler gerçekleşmedi.
Courtney Lee-Jeff Green-Jason Terry üçlüsünün beklentilerin çok altında kalması oyunun gidişatını bir anlamda etkiledi ancak en büyük sıkıntı Rondo üzerinden gelişti.Kenardan gelen yeni rotasyonu kaynaştırmak bir numaralı ve en zor göreviydi Rondo'nun ancak öyle olmadı, beklenen Rondo üzerinden de gerçekleşmedi bir anda.Farklı oyuncular, onun da oyuna olan etkisi üzerinde…