Ana içeriğe atla

Goudelock Değil Fenerbahçe Dönüştü


Bir takımın değerlendirmesi yapılırken yorumların temelini o takım üzerindeki beklenti oluşturmalı. Yani bir maç sonrasında Fenerbahçe Ülker ile ilgili yapılacak yorumların Galatasaray Liv Hospital ile ilgili yapılacak yorumlardan farklı olması doğal ve gereklidir.

Sezon başından beri defalarca belirttiğim üzere Fenerbahçe Ülker'in mevcut kadro yapılanması ve rollerin dağılımı beni defalarca ümitsizliğe itti, şu anda da sezon başından daha ümitli değilim. Özellikle ilk turun sonlarına doğru daha olumlu bir oyun oynanmaya başlasa da TOP 16'nın henüz başlangıcında alınan panik kararları sonrası sonuç yine bildiğimiz gibi oldu. Hiçbir şey belirgin değil Fenerbahçe Ülker'de. Ancak tüm bunlar bu takımın koçluk koltuğunda oturan kişinin adını değiştirmiyor. Dolayısıyla Fenerbahçe Ülker'in beklentisi final four'dan daha düşük olamaz, olmamalıdır. Bu, Zeljko Obradovic'in varlığıyla ilgili bir beklenti. Yani kadroyla ilgili eleştiriler yapılabilir, yanlışlıkların olduğunu da söyleyebiliriz ancak tüm bunlar Fenerbahçe Ülker'den beklentimizi final four'un aşağısına çekmek için yeterli değil. En azıdan Obradovic bu takımın koçu olduğu sürece.

Ama saha içine bakmak ve orada yapılanların doğruluğunu tartışmak gerekir. Sezon başında Andrew Goudelock tarzında bir oyuncunun bir numaralı skor gücü olduğu takımın yüksek düzeyli hedeflerden uzak olacağını söylemiştim ki bu hâla geçerli. Ancak Goudelock'ın oyununu dönüştürme olasılığı da muhakkak vardı. Gelgelelim sezonun şu aşamasına gelindiğinde gidişatın ters yönde seyrettiğini görmek mümkün. Değişen Goudelock olmadı, onun merkezinde Fenerbahçe Ülker oldu.

Bu değişim sonrasında Goudelock'sız planı olmayan bir takım çıktı ortaya. Dolayısıyla "Goudelock'ın bir numaralı skor planı olmaması ve sürelerinin azalması gerektiği" yönündeki düşüncem Goudelock'ın bir numaralı oyun planı olduğu bir dönemde oyundan mümkün olduğunca az çıkması, hatta mümkünse maç başına 3 dakikadan fazla dinlenmemesi şeklinde değişti.

Öyle ki Fenerbahçe Ülker Goudelock'tan arda kalan dönemlerde tarumar, acınası hale geliyor. Çünkü her oyuncu dönüştü Goudelock'ın etrafında. Oyunda olduğu bölümlerde bile kendini dinlendirme fırsatı yakalayamıyor Goudelock. Onun birebirlerinin dışında sağlam bir planı olmaması Fenerbahçe'yi her maç, her dakika daha sağlıksız bir hale geliyor. Ne yazık ki bunun düzelmesi de bu saatten sonra mümkün değil. Yapılabilecek tek bir şey var o da Goudelock'ı azami düzeyde oyunda tutmak.

Öte yandan altını çizmek gerekir. Bu oyunun Fenerbahçe Ülker'i final four'a çıkarma ihtimali yok. Modern basketbolda oyuncunun topu eline aldığı anda seçenekleri kafasında belirleyebilmesi gerekir. Bu seçenek sayısı arttıkça takımın düzeyi artar. Fenerbahçe'de her bir oyuncunun kafasındaki tek seçenek Goudelock'ın birebiri. Belki bu dengeyi değiştirmek için geldi Zisis ama o da bütün takımı değiştiremedi, takıma uydu.

Goudelock birebirde CSKA'yı da Barcelona'yı da Olympiakos'u da yenebilir belki. Ama tek başına bir playoff serisinde Unicaja Malaga'yı eleyemez.

Fenerbahçe Ülker'in bu oyunuyla grupta ilk üçe girebilmesi gerçekçi değil. Dolayısıyla playoff'taki rakibi yüksek olasılıkla Real Madrid olacak. Beklenti ise final four. Goudelock'ın birebirleri merkezinde kazanılan maçların ardından bizi umutlandıracak bir veri de kalmıyor bu nedenle. Artık Avrupa basketbolunun üst düzeyine kapak attırabilmek için fazla demode bir oyun oynuyor Fenerbahçe Ülker. Final four için bunun çok daha fazlası gerek. Her anlamda. Ne yazık ki Obradovic'in de daha fazlasını yapması gerek.